Bu sayfada iki geceyi yan yana koymamın nedeni, ikisinin de bu hafta listenin üstüne çıkması ve okurun kapıları karıştırma ihtimali. Biri Alsancak’ta, denize inmeyen bir ara sokakta kendi evinin kapısını açıyor. Diğeri Bostanlı’da öğrenci, ev adresi vermiyor, sizin kaldığınız otele çıkıyor. İkisi de İzmir’de yaşıyor ama ikisi de aynı saati, aynı kuralı, aynı vedayı yazmıyor. Bu yazı ilanların yerine geçmez. Yanlış zili çalmayasınız diye iki kapıyı ayırmak için durur. Fotoğraf vaadi de aramayın.
Meltem yirmi altı yaşında. Boyu uzun, saçı omzuna değiyor, sesi merdivende bile alçak çıkıyor. İkinci katın kapısını açınca önce ceketinizi alıyor, sonra mutfakta çayı ocağa koyuyor. Evi büyük değil, eşyası az, perdesi kalın. Komşu duvarı ince olduğu için müzik açmıyor, televizyonu da kapalı tutuyor. Gelen kişi ayakkabısını çıkarmazsa bunu bir kez söylüyor. İkincide kapıyı yeniden gösteriyor. Tartışmayı sevmiyor. Kurduğu düzen bağırarak bozulmasın istiyor. Alsancak’ın o sokağı gürültülüdür, evin içi değildir.
Meltem’in gecesi mutfakta başlıyor. Ne istediğinizi siz söylüyorsunuz, o da sınırını aynı sakinlikle koyuyor. Kondom kullanıyor. Kamera, ikinci bir kişi ve sarhoş misafir yok. Anlaşınca yatak odasına geçiliyor, acele edenle süreyi uzatmıyor. Acele ona göre geceyi kısaltıyor, uzatmıyor. Bitince duş var, havlu var, veda kısa. Sabah kahvesi yok. O saatte işe gidiyor ve geceyi gündüzüne taşımıyor. Gece yarısından sonra zil çalarsa açmıyor. Açık unutulmuş bir eşyayı da ertesi güne bırakmıyor, aynı akşam kapıda geri veriyor.
Sevda yirmi üç yaşında ve Bostanlı tarafında üniversitede. Ev adresini yazmıyor. Yazan olursa o mesajı da cevaplamıyor. Buluşma sizin kaldığınız odada. Lobiye inmiyor, resepsiyona adını bırakmıyor, kapıyı oda numarasıyla çalıyor. Saçı siyah, boyu orta, konuşurken gülüyor. Sarhoş şakaya gülmüyor, kaba sözü de yarıda kesiyor. Ders günleri akşam yediden önce gelen mesaj akşama kalıyor. Telefonu çantada, sessizde, ders bitene kadar öyle duruyor.
Sevda’nın şartı kısa ve baştan yazılı. Kondom var, süre en fazla iki saat, kayıt yok. Odaya bir arkadaş daha getirmeyin. Minibarı sofra sanmayın. Koridorda ses çıkarmayın, kapıda pazarlık etmeyin. Saat dolunca toplanıyor, asansörde vedalaşmıyor. Ertesi sabah aynı otele ikinci kez gelmeyebiliyor. Dersi varsa sözünü otele uydurmuyor, dersi öne alıyor. Bostanlı’dan karşıya gece tek başına dolmuşla geçmesini isteyen olursa reddediyor. Onun sınırı semt adı değil, saat ve emniyet.
İkisini aynı kadın sanmayın. Alsancak’ta Meltem sizi içeri alır, çayı kendisi koyar, komşuyu düşünür, gece yarısını kapatır. Bostanlı’da Sevda sizin odanıza çıkar, süreyi ders ziline göre keser, ev tarif etmez. Biri boşandığı hayatı sade tuttuğunu saklamaz. Diğeri gündüz öğrenci olduğunu gizlemez. Biri mutfakta on dakika ayırır. Diğeri duş almadan oturmaz. Aynı şehir, iki ayrı takvim, iki ayrı anahtar. Karıştıran kişi kapıda değil, daha mesajdayken belli eder.
Bu sayfadan birini seçecek olan önce kendi halini bilsin. Aceleci olan Meltem’in mutfağında darılır. Bağıran, Sevda’nın otel kuralına takılır. İkisi de adını ilanında bir kez daha yazar. Yaş, semt ve sınır orada durur, bu yazıda da duruyor. Ben yalnızca kapıları ayırdım ki okur yanlış zili çalmasın. İzmir’de başka kadınlar da var. Bu iki gece, bu iki semt, bu hafta en temiz ayrılanlardı. Gerisi ilanın kendi sayfasında, kendi cümlesiyle biter.
