Öğlen atılan mesajın akşama kadar susması, ilginin bittiği anlamına gelmez. İzmir’de bu işi yapan kadınların bir kısmı gündüz başka iştedir. Bayraklı’da ofisten çıkan, Bornova’da dersten çıkan, Konak’ta çarşı kapanınca eve varan insanlar vardır. Telefon o saatlerde sessizdedir, çantadadır, bakılmaz. Akşam bakılır. Bakılınca da her mesaja aynı uzunlukta cevap çıkmaz. Kısa yazan kadın, kısa olduğu için ilgisiz değildir. O saatte dolmuştadır ya da kapıdadır. Bayraklı’da mesai bitmeden ekrana bakılmaz. Bornova’da ders bitmeden de bakılmaz.
Akşam yedi ile on bir arası en dolu aralıktır. Gece birden sonra kapıyı açan azdır, açan da bunu ilanında ayrıca yazar. Hafta sonu Çeşme ve Urla tarafı kayar, çünkü kadın o sabah iner, pazar döner, son otobüsü takvimine koyar. Hafta içi aynı ilçede oturan ise öğleden sonrayı ayırır, akşamı değil. Bunu ilanı okumadan anlamak zordur. Başlık gece der, gövde öğleden sonra derse gövdeye uyun. Başlık süs, saat ise gövdededir. Hafta sonu ile hafta içi aynı saat değildir. İlan bunu yazmışsa yazdığına uyun.
Saat, nezakettir. On dakika gecikip haber vermeyen kişi o günkü yeri kaybeder. Erken gelip sokakta bekleyen de komşuyu uyandırır, fırının önünde isimle seslenen de kadını zor durumda bırakır. Yazın klima, kışın geç ısınan ev bu saati değiştirmez. Yalnızca içeri girdikten sonraki konforu değiştirir. Mesajınızda gün ve saati yazın. Şiir yazmayın. Karşınızdaki kadın o sırada belki bir dolmuştadır, belki duştadır, belki dersin kapısındadır. Erken gelip fırın önünde bekleyen, kadını komşusuna anlatmış olur. Bunu istemeyiz.
