Kıyafeti konuşturan İzmir kadınları

İlanlarda sürekli aynı cümle dolaşır, seksi giyiniyorum görün diye. O cümle bir şey anlatmaz. Alsancak’ta bir kadın siyah sade bir elbise giyer, çünkü merdiveni topukla çıkmak istemez ve komşunun önünden bağırmadan geçmek ister. Karşıyaka’da bir başkası gömleğin düğmesini ilikleyerek gelir, otel koridorunda bağıran bir kıyafet istemez. İkisi de çekicidir. İkisi de aynı vitrin değildir. Kıyafet, yatakta ne olacağının ilanı değildir.

Dar bir etek her isteğe evet demek anlamına gelmez. Üstünü çıkarmadan önce konuşan kadın vardır, kapıda soyunan da vardır. Okur bunu ilanın ikinci paragrafında anlar. Birincisinde boy, yaş ve semt yazar. İkincisinde tempo, süre ve sınır. Giyime bakıp kadını seçen, kapıda şaşırır. Cümleye bakıp seçen, en azından neyle karşılaşacağını bilir. İzmir’de yaz akşamı ince bir kumaş yeter, kışın da palto kapıda kalır.

Bu sayfayı şunun için yazdım. Kıyafete bakıp karar vermeyin, kadının kendi cümlesine bakın. Kondom diyen, saat diyen, ev demeyen, otel diyen kadın zaten seçimini yazmıştır. Kimse size podyum borçlu değildir. Randevuya temiz gelin, ıslak ayakkabıyla halıya basmayın, gerisini ilanın sahibi söylesin. Bağıran bir kıyafet, bağıran bir gece demek değildir. Sakin giyinen de kendi sınırını koyar.