Gerçek adı değil, Martı

Selam. Bana Martı deyin. Bu nüfustaki adım değil, arkadaşlarımın koyduğu ad. Gerçek adımı bu sayfaya yazmam, yazmamı isteyenle de oturmam. Konak’ta, çarşı gürültüsünün bir sokak içinde kendi evimdeyim. Yirmi dokuz yaşındayım. Boyum yüz altmış sekiz, kilom elli yedi. Saçım kısa, gözlerim koyu. Lakap kullanmamın nedeni gizem satmak değil. Gündüz işim var, o işle bu sayfa aynı isimde durmasın istiyorum. Kapıyı çalınca ben açarım. Ayakkabıyı çıkarın, sesi kısın, ne istediğinizi bir kez söyleyin. Kondom kullanırım. Kamera yok. İkinci kişi yok. Anal yok. Bunları duyan ısrar ederse daha çay bitmeden uğurlarım. Israr, bende ikinci bir şans açmaz. Gerçek adımı bir kez soran oluyor, ikincide kapıyı gösteriyorum. Bu inat değil. Gündüz işimin olduğu semtte aynı isimle anılmak istemem. Martı bana yeter, siz de buna uyun. Martı adını beğenmeyen olursa zorlamam. Beğenmek zorunda değilsiniz, kullanmak zorundasınız. Kullanmayanla çay da içmem.

Akşam altıdan sonra müsaitim. Öğlen Kemeraltı bağırır, o saatte randevu vermem. Tarifi han kapısından vermem. Bir fırın yazarım, oradan iki dakika yürürsünüz, sokakta el sallamam. Gece yarısını geçirmem, çünkü sabah erken kalkarım. Unuttuğunuz eşyayı aynı akşam alın. Adres o gün sizindir, arkadaşınıza devredilmez. Başka ilçeye geçmem. Bana Martı deyin, başka ad denemeyin, denerseniz cevap vermem. Sevgili oyunu da istemem. Bir gece gelirsiniz, veda ederiz, evin düzeni yerinde kalır. Komşu duvarı incedir. Bunu bilerek gelin. Bilmeden gelen, ilk on dakikada anlar ve ya uyum sağlar ya da kalkar. İkisi de bana uyar, yeter ki bağırılmasın. Evde kedi vardır. Alerjiniz varsa gelmeden yazın, onu odaya kapatırım. Yazmazsanız ve hapşırarak darılırsanız, kusur bende değil. Komşu da bu hayvanı bilir, şikayet etmez. Siz de etmeyin. Gece sade geçerse ikimiz de rahat kalkarız. Konak’ta bu evi seviyor olmam, her akşam dolu olduğum anlamına gelmez. Boş akşam da vardır. Boş akşamda da kural değişmez. Değişen yalnız takvimdir.